Gözümüzün içindeki kornea ve lens gibi damarsız organları beslemek için üretilen bir göz içi sıvısı vardır. Bu sıvı bir taraftan sürekli üretilirken bir taraftan da göz içindeki drenaj kanallarından gözü terk eder. Bu sıvının basıncının artması göz tansiyonu hastalığını oluşturur. Göz içi basıncı artınca, gözü besleyen damarlar göz içi dokulara kan taşımakta zorlanır. Kansızlığa tahammülü olmayan göz içi sinir tabakası bu durumdan yavaş yavaş zarar görür. Bu tabloya glokom adı verilir.

Glokom (halk arasında göz tansiyonu olarak da bilinir) sıklıkla 40 yaş üzerinde görülen, genellikle yıllar içerisinde ilerleme gösterip, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar veren bir hastalıktır. Glokomda görme kaybı oluştuğunda, geri dönüş şansı yoktur. Bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Erken tanı için dikkatli bir göz muayenesi şarttır. Hastanemize bağlı bulunan glokom merkezimizde, uzmanlık alanı glokom olan doktorlarımız tarafından dünyanın en son teknolojisine sahip cihazları ile donatılmış sistemler yardımıyla glokomun erken tanı ve tedavisi yapılmaktadır.

Project Image

Glokom

Project Image

Normal

  • Ailede glokom öyküsü
  • 40 yas üstünde olmak
  • Gözde ağır iltihaplanma ve enfeksiyon öyküsü bulunması
  • Göz yaralanmaları
  • Önceden geçirilmiş göz ameliyatları
  • Şeker hastalığı
  • Miyop
  • Uzun süreli kortizon tedavisi gerektiren durumlar (astım, eklem iltihaplanması gibi)
  • Yüksek hipermetrop
  • Gecikmiş katarakt ameliyatı
  • Uzun süre ve gelişi güzel göz damlası kullanımı
  • Yapısal olarak göz tansiyonuna meyilli olmak

Glokomun tedavisi üç şekilde yapılabilmektedir.

Glokomun ilaçla tedavisinde kullanılan birçok damla mevcuttur. Bu damlalar değişik etki mekanizmalarıyla göz içi basıncını düşürürler. Bazı ilaçlar göz içi sıvısının üretimini azaltırken bazı ilaçlar göz içi sıvısının dışa akımını kolaylaştırarak göz tansiyonunu düşürür. Hastalığın şiddetine göre sadece bir çeşit damla da kullanılabilir, birbirini tamamlayan üç ilaç ta kullanılabilir.
İlaç tedavisinde hastanın uyumu çok önemlidir. İlaçlarla tansiyon düşse bile hastanın düzenli ilaç kullanamayacağından şüphe edilirse ilaç tedavisi terk edilip ameliyat kararı verilebilir.

Glokom tedavisinde, ilaç tedavisine yeterli cevap alınamayan hastalarda lazer tedavisi, ameliyattan önce uygulanabilen bir tedavi seçeneğidir. Uygun vakalarda uygulandığında bu yöntem çok başarılıdır.

İlaçla kontrol edilemeyen göz tansiyonu vakalarında, düzenli ilaç kullanamayan hastalarda ve şişkinleşmiş lense bağlı göz tansiyonu vakalarında cerrahi tedavi yapılır.
Çeşitli cerrahi tedavi yöntemleri vardır. En sık yapılan işlem trabekülektomi adını verdiğimiz ameliyattır. Göz içersinde çok yüksek basınç oluşturan sıvının tahliyesi için bir kanal oluşturma işlemidir. Lokal anestezi altında 15 dakika kadar süren bir işlemdir. Hastanede veya evde yatıp bakım gerektirmez, mevcut görme düzeyini arttırıcı bir etkisi yoktur, hatta erken dönemde görme biraz azalabilir iki üç haftalık bir zaman diliminde ameliyat öncesi görme düzeyine ulaşılır.

Hastanemizde yine aynı amaçla HFDS ve GATT olarak adlandırılan yeni nesil cerrahi tedaviler de uygulanmaktadır. Bu tedavilere dirençli tansiyon vakalarında tüp takma ameliyatı gerekir. Özellikle ileri yaşlarda, hipermetrop bozukluk ve katarakt olan hastalarda dar açılı glokom gelişebilir. Bu durum ilaç tedavisinden fayda görmez. Bu hastalarda yapılacak katarakt ameliyatı tansiyon problemini de çözer.